Bolu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan bir müdür yardımcısının, farklı bir sendikanın başkanı tarafından fiziki şiddete maruz kalması, sadece bireysel bir saldırı değil; sağlık çalışanlarına, tüm kamu yöneticilerine ve sendikal mücadeleye vurulmuş ağır bir darbedir.
Bizler sendikalar olarak sağlıkta şiddetin önlenmesi için yıllardır alanlarda, masalarda, kamuoyunda mücadele ederken; bir sendika başkanının şiddetin faili olarak karşımıza çıkması kabul edilemez, izah edilemez ve affedilemezdir. Şiddet uygulayan bir anlayışın ne sendikacılıkla ne de çalışan haklarıyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu yaklaşım, sendikal kimliği kirleten ve sağlık camiasına zarar veren sözde sendikacılıktır.
Altını özellikle çiziyoruz:
Sendikacılık; yumrukla, tehditle, zorbalıkla değil; hukukla, akılla ve emek mücadelesiyle yapılır. Kendi üyelerine dahi örnek olması gereken bir pozisyondaki kişinin, şiddeti yöntem olarak seçmesi, hangi anlayışı temsil ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Sağlık-Sen olarak bu çirkin saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz. Failin unvanı, sıfatı ya da bağlı olduğu sendika, bu gerçeği değiştirmez. Şiddetin karşısında, mağdurun yanında durmak sendikal sorumluluğumuzdur.
Buradan açıkça söylüyoruz:
Sağlık çalışanlarına ve yöneticilere yönelik şiddeti normalleştirmeye çalışan hiçbir yapıya sessiz kalmayacağız. Sağlık camiasının huzurunu bozan, çalışma barışını tehdit eden bu anlayışla mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.



