Demirel, kamu mühendislerinin sadece birer memur değil, devletin imar, inşa ve teknolojik geleceğinin teknik mimarları olduğunu belirterek yetkililere seslendi.
Kamuda İmza Atmak, Tüyü Bitmemiş Yetimin Hakkını Korumaktır
Kamu mühendislerinin masalarının kanunlar, yönetmelikler, ihale dosyaları ve hakediş raporları gibi devasa evrak dağlarıyla dolu olduğunu ifade eden Genel Başkan Mehmet Demirel, şunları söyledi:
"Kamuda imza atmak; sadece teknik bir onay değil, devletin hazinesini, tüyü bitmemiş yetimin hakkını ve kamu yararını koruma sözüdür. Mühendislerimiz her gün bu evrak dağlarının arasında, kısıtlı sürelerde ve personel eksikliğinin getirdiği ağır iş yükü altında adeta nefes almaya çalışıyor."
Ömür Boyu Süren Sorumluluk ve Teftiş Kıskacı
Kamu mühendislerinin omuzlarındaki en büyük yükün "zaman aşımına uğramayan mesleki risk" olduğunu belirten Demirel, yetki ve sorumluluk arasındaki dengesizliğe şu sözlerle dikkat çekti:
Sayıştay ve Teftiş Baskısı: Kamuda atılan bir imza, emeklilik hayatında bile Sayıştay denetimlerinde, müfettiş incelemelerinde veya adli süreçlerde mühendisin karşısına çıkabilmektedir.
Yetki Üstte, Sorumluluk Mühendiste: İdari kararlarla şekillenen projelerde teknik doğruları savunma mücadelesi veren mühendistir. Yetki hiyerarşinin üst basamaklarındayken, hukuki ve mali yükümlülük doğrudan mühendisin omuzlarındadır.
Özlük Haklarındaki Aşınma: Taşınan bu devasa risk ve sorumluluğa rağmen, kamu mühendislerinin özlük hakları ve kariyer basamakları hak ettikleri seviyenin çok gerisinde kalmıştır.
Devletin Kalemini Güçlendirmek Şart
Genel Başkan Demirel, devletin geleceğinin sağlam inşa edilmesi için kamu mühendislerinin üzerindeki baskının kaldırılması gerektiğinin altını çizerek çözüm önerilerini sıraladı:
Bürokratik Yük Azaltılmalı: Mühendislerin üzerindeki gereksiz kırtasiyecilik yükü hafifletilmeli, imza süreçleri dijitalleşen kamu yönetiminde daha şeffaf ve risk paylaşımına açık hale getirilmelidir.
Özlük Hakları İyileştirilmeli: Milyarlık projelere imza atan, her gün adliye ve Sayıştay stresiyle masasına oturan kamu mühendislerinin mesleki itibarı ve özlük hakları, üstlendikleri sorumlulukla mütenasip olacak şekilde acilen dengelenmelidir.
Demirel, açıklamasını şu uyarıyla noktaladı: "Unutmayalım; kamuda mühendisin kalemi ne kadar güçlü ve huzurlu yazarsa, devletin geleceği de o kadar sağlam inşa edilir."